GALATASARAY ve GALATASARAYLILIK…

Galatasaray Lisesi, Galatasaraylılar Derneği, Spor Klubü ve tüm camiası ile çok değerli varlığım ve hayat coşkum.

Galatasaray Lisem, Mezunlar Derneğim, Kardeşlerim ve Camiam…

​​Ne mutlu bana ki, Galatasary Lisesini kazanmışım. Oysa 1977 yılında kapısından girdiğim de, bir kelime Fransızca bilmediğim bir ortamda ne kadar da ürkektim.

Ne güzel günlerim oldu ve her Galatasaraylının dediği gibi unutulmaz 8 yıl geçirdim ve arkadaşlıktan da öte hiç ayrılmayacağım kardeşler edindim.

Öyle ki, mezuniyetimizden 28 yıl geçmiş olsa da, az veya çok hala her Perşembe akşamı bir araya geliyor ve istisnasız her gece büyük bir keyif ile sohpet ediyor, kahkahalar atıyoruz. Ailem dışında her halde kendimi en rahat ve serbest hissettiğim yer, Galatasaraylı dostlarımınla beraber olduğum anlardır…

Benim bir şansım daha üyesi olmaktan son derece gurur duyduğum Galatasaraylılar Derneğinde, Sayın Cengiz Nayır ve Sayın Ahmet Yolalan Başkanlarımın zamanında 4 sene işletmecilik yaptım. İşletmeciliğim sırasında Galatasaray’ın UEFA kupasını alması gibi unutulmaz geceler yaşamanın dışında bir çok Galatasaraylı Abi ve kardeşlerimi daha yakından tanıma şansı yakaladım ve bu Camiaya ait

olmaktan büyük bir ayrıcalık duydum.

En büyük gurur kaynağım ise, 2007 – 2009 yılları arasında Sayın Başkanım Candan Erçetin’in ve 2013 – 2015yılları arasında Sayın BaşkanımPolat Bengiserp’in Yönetim Kurulunda görev almamdır…

Her zaman da , Galatasaray’ın tüm görevlerinde hizmet etmek için hazırım…

Galatasaray Spor Klübüm ve yaşam tarzım

​​28 Yıldır Klubümün Genel Kurul üyesiyim ve geçen sene itibarı ile Divan Kurulu üyeliği belgemi aldım ve çok gururluyum…

Fakat taraftar olarak da; her sene yeni çıkan formalardan almak, hem Futbol, hem de Basketbol kombinesi yenilemek, oğlanlar ile her maça gitmek, deplasmanlara gitmeye çalışmak, Avrupa Şampiyonlarında Galatasaraylı kardeşlerim ile unutulmaz yurt dışı seyehatleri yapmak, gırtlağım patlayana kadar Re re re ra ra ra Galatasaray Galatasaray Şampiyon diye bağırmak benim için keyiflerin en büyüğü !…

İnsanın hayatında unutamadığı günler vardır ya, benim için tabii ki Kopenhag’a gidip, UEFA kupasını kazandığımız gündür.

Nice Kupalara, nice Şampiyonluklara…

Galatasaray…

Bazen…

Cehennem öbür dünya değildir.

Taraftarlarla coşmuş, SAMİYEN’dir…

Alev alev yanarcasına…

Bazen…

İmkansız, olmaz değildir.

7 Kişi 7 sıfır yenmek, ağları delmek, Şampiyonluktur Milenyumda.

Hayalleri gerçek yapmaktır, sahaya her çıktığında…

Bazen…

KRAL olmak taç giymek değildir.

Soyunu sevgiden, ünvanı halktan almaktır.

Doğan bebeğe Metin adının verilmesidir.

Kuşaktan kuşağa akarcasına…

Bazen…

VEFA semt adı değildir.

14 Yıl bekleyip, ölümüne arkasında durmaktır.

Her şartta, yıkılmaz bir duvarcasına…

Bazen…

Tarih, tozlu bir sayfa değildir.

Gerçektir, yaşamdır… 1905’te doğup ciltlere sığmamaktır.

Destanların değişmez yazarı olurcasına…

Bazen…

Cesaret, korkuyu yenmek değildir.

Onbinlerce rakibin arasından geçip, kalesine Bayrağı dikmektir.

Tek başına, kimse yokmuşçasına…

Bazen…

Sevgi, sadece sevgili değildir.

Ondan ötedir… Tutkudur, renklere, armaya…

Ayrılmaz parçanmışçasına…

 

Bazen…

Hayat herşey değildir.

Ama herşey GALATASARAY’dır.

Ölümde… Yaşamda… Kıyamette…

Taparcasına…

Bir başka severdik

o sebeple başka sevemedik.

Nazım Hikmet

Leave a comment