Cemo’cum 18 Yaşında oldu bile !…

Nice yıllara canım oğlum, arkadaşım, dostum…

Cemo’cum…

 

Kendine inan,

Kendinle gurur duy,

Dürüst ol, kendin ol,

Espritüelliğini hiç kaybetme,

Bolca hayal kur,

Standartlarını yüksek belirle,

Prensiplerinden asla vaz geçme,

Galatasaray maçı kaçırma,

Arkadaşlıklarını hiç kaybetme,

Atatürkün ilkelerinden çıkma,

Ve …

İstediğin gibi bir hayat yaşa…

Bugün tüm günlerden farklı…

Bugün senin günün…

Ve artık 18 yaşındasın…

Bundan sonra bilmen gereken 

İlim bil, İrfan bil, Söz bil…

İkram bil, Kural bil, Doyum bil…

Usul bil, Adap bil, Sınır bil…

Yol bil, Yordam bil…

Hal bil, Ahval bil, Gönül bil,

Çok konuşma, Boş konuşma,

Kem konuşma…

Mert ol, Yürekli ol.

Kimsenin umudunu kırma.

Sen seni bil, kendin ol…

Ömrünce yeter sana…

Baban

Oysa daha dün gibi, kucağıma alışım ve tutarken ellerimin titreyişi…

Güzelbahçe Hastahanesinin Amerikan Hastahanesine dönüşmeden evvelki son bebeği.

O zaman daha hastahane odalarına çiçek aldıkları zamanda, çiçekler ile dolu odada makaralı fotograf makinaları ile tam 7 makara film bitirerek çıkmış ve büyük bir gururla hayata hep beraberce atılmıştık…

İnanılır gibi değil ama 18 yıl geçti ve Cemo artık Üniversiteye hazırlanan bir delikanlı.

Ne mutlu bana ki, Cemo ile ne bir ergenlik sorunu yaşadım ne de her hangi bir diyalog eksikliği.

Her daim en iyi arkadaşım oldu.

Beraberce Kayak kaydık, Surf yaptık, Top oynadık, odada kanter içinde basket oynadık,

Galatasaray maçlarına gittik, Balık Rakı yaptık ve sonunda beraberce sarhoş da olduk…

Yürümeyi öğretirken, şimdilerde araba kullanmayı öğretmek,

Kerrat cetvelini ezberletirken, hayat denklemleri hakkında konuşmak ve dertleşmek.

İnsanı alıp, geçmişe götürüyor ve hey gidi günler hey dedirtiyor.

Oysa ben 40 ında, 50 sinde ne toy adamlar, ne ergen kızlar gördüm.

Ne mutlu bize ki, 18 inde adam gibi adam yetiştirdik.

Ve anladım ki, ömür dediğin şu kadar yıl, bu kadar saat falan filan değil.

Bu yüzden Cemocum, hürmetimiz başadır, yaşa değil…

Bu gururu ve mutluluğu da, dostlarımızla, arkadaşlarımızla yaşayalım, Cemo’muzun 18. Yaş gününü de hep birlikte kutlayıp, anı ölümsüz kılalım istedik.

Çünkü; Yaş, içinde varolduğumuz anlar ve anılar kadar.

Ve varedeceklerimiz kadar da ömrümüz var.

Öyleyse, öyle bir yaşanmalı ki hayat; cümle alem demeli, bu adamı ancak teneşir paklar !…

Teneşiri bilmem ama o gece beni buz gibi gecede havuzun soğuk suyu pakladı…

Ama yine de mutluluğumun sarhoşluğunu silemedi.

Bize bu mutluluğu yaşatan tüm dost ve arkadaşlarımıza da ayrıca teşekkürler…

Seni çok seviyorum aslanım…

Leave a comment