Yaz Aşkım … ALAÇATI

Huzur bulduğum, ailem ile çok keyifli anlar yaşadığım güzel yazlığım…

Tarihte Alaçatı

1566 yılında Osmanlıların Sakız adasını fethetmesine kadar geçen süre içinde Alaçatı, Cenevizlilerin yönetimi altında şarapçılığı ile ön plana çıkmış Anadolu’nun önemli ticaret merkezlerindendi.

19. yüzyılın ortalarında Osmanlı mimarı Hacı Memiş’in çalışmaları ve çevreden yöreye getirilen Rum işçilerin katkıları sonucunda Alaçatı’nın güneyindeki bataklık bölge kurtarılarak yerleşime açıldı.

Buraya yerleşen Rumlar, yörenin imarında önemli rol oynamışlardır. 120 yılı geçkin belediyesi ile Alaçatı, Türkiye’nin en eski belediyelerindendir.

İlk başlarda bağcılıkla geçinen yöre halkı Girit, Yugoslavya, Selanik ve Makedonya’dan gelen göçmenlerin buraya yerleşmesi ile tütüncülüğü de geçim kaynakları arasına katmış oldu. Zaman içinde tarımın gelişmesi ile yörede zeytin, enginar, anason ve narenciye de yetiştirilmeye başlanmıştır.. Bunun yanında, tarihi dokusunun içinde oldukça önemli bir yer tutan sakız ağacı da yörede yetiştirilmeye çalışılmaktadır..

Özellikle Rum mimarisinin etkisinde kalan Alaçatı’da evler yöreye özgü taşlardan ekseriyetle cumbalı ve iki katlı olarak inşa edilmişlerdir. Alaçatı’nın sembolü haline gelmiş ve dönemin teknoloji harikası olarak adlandırılan yel değirmenleri ise yörenin en eski yapılarındandır.

Pazar yerindeki camii, mozaikli çarşısı ve karabiber ağaçlarının gölge yaptığı daracık sokakları ile Alaçatı, İzmir’in adeta arka bahçesi gibidir.

Dünya haritacılığında ayrı bir yeri olan Pirî Reis “Kitab-ı Bahriye”de “Alaca at limanında deniz yufkadır” derken Alaçatı Koyu’nun dalgasız olduğunu tasvir etmek istemiştir.

Port Alaçatı Yamaç Evleri…

​​Kanalı ile, önündeki yatları ile, rengarenk ve farklı yapıları ile eşsiz Port Alaçatı evleri…

Mimari güzelliğin yanında İzmir’in sıcak meltem rüzgarı gibi, çok keyifli sıcak dostluklar kurduğum güzel sitem.

Sakız likörü eşliğinde sabah kahvesi ile başlayan gün, gün boyu Wind Surf keyfi ile devam edip, akşamüstü verandada Port manzarasına karşı keyifli bir içki, oğlanlarla veranda da mısır keyfi ve tavla partileri devam etmekte ve her akşam dostlar ile keyifli yemek ve sohpetler ile sonlanır…

Alaçatı’da yaz hiç bitmesin…

Rüzgar hiç dinmesin…

Reha Keskin

Leave a comment